Terapotik Kürtaj: Anne adayında, gebeliğin risk oluşturduğu mevcut ciddi hastalık durumunda, gebeliğinde kullanmaması gereken fetüs için zararlı ilaç kullanması zorunlu durumlarda uygulanan kürtaj işlemidir. Terapötik küretaj nedir ne demek?
Vakumlu kürtaj, rahim içeriğinin negatif basınçla çekilmesi esasına dayanır.Günümüzde en güvenli, en sık tercih edilen yöntemdir.İşlem ortalama 5-10 dakika sürer ve genellikle sedasyon (hafif uyku) veya lokal anestezi ile yapılır.Vakumlu sistem, rahim duvarına zarar vermeden gebeliği sonlandırır, bu nedenle sonraki doğurganlık potansiyeli korunur.Antalya’daki modern kliniklerde bu yöntem steril, tek kullanımlık kanüllerle uygulanır.
Kronik hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hormonal bozukluklar hamileliği engelleyebilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis ve tiroit hastalıkları gibi durumlar, hamile kalma sürecini zorlaştırabilir. Ayrıca, kontrol edilmemiş diyabet, lupus gibi otoimmün hastalıklar ve rahim anomalileri de hamileliği engelleyebilecek durumlardır.
Kürtaj sonrası fiziksel olarak zorlayıcı aktivitelerden bir süre kaçınılmalıdır. Ağır kaldırmak, egzersiz yapmak ve vücudu aşırı yoran veya zorlayan aktivitelerde bulunmak tavsiye edilmez. Kürtaj sonrası ağır kaldırmak sakıncalı mı?
Bu işlem esnasında herhangi bir yer kesilmez veya dikiş atılmaz. Tıbbi metodda hastaya çeşitli ilaçlar verilir ve gebeliğin düşükle sonlanması amaçlanır, ancak bu yöntemde rahim içinde fetüs ve eklerine ait yapılar kalabilir, içeride zarlar kaldığı taktirde kürtaj yapılması gerekebilir. Kürtaj da dikiş atılır mı?
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre isteğe bağlı kürtaj, gebeliğin 10. haftasına kadar yapılabilir.Bu düzenleme, 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’un 5. maddesi uyarınca geçerlidir.Kadın evli ise, eşinin yazılı onayı gerekir; bekâr kadınlarda yalnızca kendi rızası yeterlidir.haftadan sonraki kürtajlar, yalnızca tıbbi zorunluluk durumlarında (anne hayatı tehlikesi, fetal anomaliler vb.) yapılabilir ve en az iki uzman hekim raporu gerektirir.Bu sınırın üzerindeki işlemler, Türk Ceza Kanunu’nun 99. ve 100. maddeleri kapsamında cezai yaptırıma tabidir.
Kız bebeğe hamile kalındığında sabah bulantısı yaşandığına dair bir inanış olsa da, mide bulantıları hamilelikte hormonların etkisinden kaynaklanır. Bu durum cinsiyetle ilgili değildir ve hem kız hem de erkek bebeklerde sabah bulantıları olabilir.
Kısırlık, çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, tiroit hastalıkları, rahim anomalileri ve fallop tüplerinin tıkanması gibi hastalıklar hamile kalmayı zorlaştırabilir. Ayrıca, otoimmün hastalıklar, hormonal bozukluklar ve diyabet gibi kronik hastalıklar da doğurganlığı olumsuz etkileyebilir. Erkeklerde ise sperm kalitesini düşüren varikosel, hormonal dengesizlikler veya genetik hastalıklar çocuk sahibi olmayı zorlaştıran faktörlerdir.